×
Instagram Ara WhatsApp

Çene Ameliyatları

Çene ameliyatları - ortognatik cerrahi hangi durumlarda uygulanır?

Alt ve üst çeneler arasındaki uyumsuzluklar birçok yetişkin hastamızın genel olarak şikayetidir. Bu uyumsuzluklar hem yumuşak dokuyu yani estetik alanı hem de dişlerin ilişkisini etkileyen genetik problemlerden kaynaklanır. Ebeveynlerden birinde ya da akrabalarda mutlaka vardır. Çünkü bu tip problemler genetik geçiş gösterir.

Ne gibi şikayetlerle gelir bu hastalarımız?

Genelde estetik görünümden mutsuzdur hastalarımız. Bazı vakalarda alt çene öndedir. Çene ucu çok belirgindir. Üst çene çok geridedir ve üst dişler az görünür. Üst dişler geride olduğu için üst dudağın desteği de hacmi de azalmıştır. Aynı zamanda çiğneme fonksiyonuyla alakalı problemler vardır. Yani çeneler birbirleriyle uyumlu olmadığı için alt ve üst dişler de uyumlu değildir. Dişlerin ideal temas noktaları kaybedilmiştir. Bu nedenle hastalar etkili bir çiğneme hareketi yapamazlar. Bazı şiddetli vakalarda ön dişlerle ısırma hareketi de zorlaşır. Dişler kesip koparma veya arka bölgede ezme işlemini yapamazlar ve bu nedenle sindirim sisteminin sağlığı da olumsuz etkilenir. Bazen de alt çene hem öndedir hem de asimetriktir yani sağa veya sola doğru dönmüştür. Bu problem de alt çene kemiğinin bir tarafının diğerine göre daha fazla büyümesi nedeniyle oluşabilir. Tam tersi bir ilişki de olabilir. Üst çene ileride alt çene geride konumlanmış olabilir. Üst dişler daha belirginken alt çene ucu çok geridedir. Bu durumda hem estetik hem çiğneme fornksiyonunda problem görülür. Bir yandan da alt çene küçük ve geride olduğu için hastalarda apne gibi nefes alma zorlukları da görlebilir. Dil, alt çene küçük olduğu için geride hapsolur ve hava yolunun tıkanmasına neden olur. Hastalar gece horladıklarından şikayet ederler. Bu durumda da alt çenenin ideal hacmine kavuşturulması gerekir ki dilin yerleşeceği alan artsın ve artık hava yolunu kapatmasın. Horlama veya apnenin önlenmesi alt çenenin öne alınmasıyla büyük oranda çözülecektir. Bir başka problem de fonasyonda yani konuşma sırasında seslerin düzgün çıkarılamamasında yaşanır. Ön bölgede kesici dişlerin temasındaki bozulma, sesleri çıkarırken de problem yaşanmasına neden olur. Aynı zamanda konuşmamızı sağlayan dilin konumu da idealden sapmıştır. Bu durum konuşmayı olumsuz etkiler. Çene kemikleriyle ilgili bu problemlerin çözümünde çene ameliyatlarından faydalanmak gerekir. Sadece ortodontik tedavi ile çözülemeyecek bir durumdur.

Çeneleriyle ve dişleriyle ilgili böyle bir problem olan hastamızı nasıl bir süreç bekliyor? Bu problemin tedavisi ne kadar sürer?

Ortodontik tedavinin öncesinde dişlerde çürük veya dişetlerinde herhangi bir enfeksiyon olmamalıdır. Dişlerinde boyutsal problemler varsa bonding ile veya kaplamalarla bu orantısızlıklar giderilmelidir. Sonrasında ortodontik tedaviye başlayabiliriz. Daha tedavinin başında hastamızdan ağıziçi ve ağızdışı fotoğraflarımızı ve tomografi veya radyografilerimizi alıyoruz. Bu işe özel planlama programlarıyla digital ortamda bu görüntüler üzerinde ortodontik tedaviyi ve çene ameliyatı sonrasında oluşacak çene ilişkisini ve aynı zamanda profil görüntüsü üzerinde oluşacak son durumu planlıyoruz. Uygulayacağımız ortodontik tedaviyi bu programa göre uygulamaya başlıyoruz.

Ortodontik tedaviyi nasıl uyguluyoruz veya ne kadar sürmesi gerekiyor?

Ortodontik tedaviyi ya braketler kullanarak ya da şeffaf plaklar kullanarak uygulamamız mümkündür. Çapraşıklığın şiddeti çok fazlaysa 8-10 ay kadar, çapraşıklık orta seviyede ise 5-6 ay kadar ortodontik tedavi uygulanır; veya hiç çapraşıklık yoksa braketler takılıp hemen ameliyat hazırlığına başlanabilir. Ameliyat hazırlığında yine dijital programlarda hazırlanmış planlamaya göre çene ameliyatında kullanılacak rehber plaklar hazırlanır. Bu plaklarda çenelerin ne kadar hareketlendirileceği planlanmış olur. Bu tip ameliyatlar genel anestezi altında çene cerrrahları veya estetik plastik cerrahlar tarafından yapılır. Bu bir ekip işidir. Çene ameliyatı planlanırken dahi çene cerrahı veya plastik cerrah ile çalışılır. Operasyonda çenelerin hareketlendirilmesi sırasında ağız dışında herhangi bir işlem olmaz. Herhangi bir ameliyat izi oluşmaz. Çeneler yeni pozisyonlarına alınır ve bu pozisyonda hem plaklar hem de mini vidalar kullanılarak sabitlenir. İyileşme süreci tamamlandıktan sonra hastalar eğer isterlerse bu plakları çıkarttırabilirler ama pek de gerekmemektedir. Operasyon yaklaşık 2-3 saat arasında sürer.

Ameliyat sonrasında ne gibi zorluklar bekliyor?

Ameliyat sonrasında yüzde hafif bir ödem olabilir ve 1 hafta boyunca yeme içme de zorluk yaşanabilir. İlk bir hafta sıvı ile beslenmek gerekir. Sonrasında pütürlü daha katı yemeklere geçilir. Günden güne hastalarımızda hızlı bir iyileşme meydana gelir. Artık operasyon sırasında kullanılan aletlerin de gelişmesiyle travma oluşturmadan işlemler yapıldığı için eskiye oranla çok daha az ödem oluşur ve iyileşme süreci de buna bağlı olarak kısalır. Operasyon sonrasında bir süre daha hem iyileşmenin takibi hem de birkaç estetik düzenleme için ortodontik tedaviye devam edilir. Toplam tedavi süreci en zor vakalarda bir buçuk yıl kadardır. Çapraşıklığı çok şiddetli olmayan vakalarda ortodontik tedavi de kısa süreceği için 6 ay içerisinde tedavi tamamlanmış olur. Bir de ‘first surgery’ konsepti var. Yani önce çene ameliyatı sonra ortodontik tedavi sıralamasıyla gidilir. Bu sayede hastanın görünümü hızlıca değişir, dişsel problemler cerrahi sonrası ortodontik tedavi ile düzeltilir.

Hastalarımız bu işlemden sonra memnun oluyor mu? Hayat kalitesi değişir mi?

Evet hemen hemen her bir hastamıza bu işlemden sonra sorarız memnun oldun mu? Yine yapılması gerekse bu işlemleri yaptırır mıydın? Genelde hep olumlu cevaplar alırız. Çünkü hastalarımızın hem görüntüsünde olumlu bir iyileşme hem de çiğneme yetisinde bir iyileşme meydana geliyor. Aynı zamanda fonasyonu iyileşiyor yani sesleri daha iyi çıkarabiliyor.

Mutlaka bu işlemlerin yapılması gerekir mi?

Mutlaka yapılması gerekmez ama dişlerde çapraşıklık varsa çürük oluşumu riski artar. Çapraşıklık nedeniyle oluşacak çürüğü engellemek için çok iyi ağız bakımı yapılmalıdır. Veya dişler birbiriyle uyumlu kapanmadığı için iyi bir fonksiyon yoktur ve eklem problemleri oluşabilir. Bu durumda da çene ameliyatı bir nedenle yapılamıyorsa yine de splintlerle veya dişlerin yüzeyinde yapılacak uyumlamalarla çene uyumsuzluklarının verdiği zarar hafifletilmelidir. Çenede açma kapama sırasında kıtırtı çıtırtı sesi duyulur. Bu nedenlerden dolayı çene uyumsuzluklarının tedavi edilmesi ileriye dönük sağlık için faydalı olacaktır.

Çene ameliyatı sonrasında farklı bir yüz mü olur?

Evet çene ameliyatları sonrasında hem profilden hem de cepheden bakıldığında hastanın olması gereken estetik normlara ulaştığını görmek mümkün. Hem diş-dudak ilişkisi hem alın, burun ucu, üst ve alt dudak hem de çene ucu projeksiyonu uyumlu hale gelmiş oluyor, birbirlerini tamamlıyorlar. Üst çenesi geride olan hastaların yanakları da yetersizdir bu operasyonla üst çene öne hareket ederken yanaklardaki hacim de artıyor veya alt çenesi geride bir hasta bu operasyona girdiyse artık alt çenesi hacim kazanmış oluyor. Alt çenesi önde bir hastada ise artık üst çene de belirgin hale geldiği ve hacim kazandığı için alt çenenin belirginliği azalıyor, göze çarpmamaya başlıyor. Güldüğünde dişeti çok fazla görünen bir hastaysa üst çene yukarıya alınarak yapılan bir operasyon sonrasında hasta güldüğünde dişeti çok az görünür hale gelir yani bu tip tedavilerin pembe estetiğe de katkısı olur. /p>